Meraklı Kategori

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Özet

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, ilk olarak yalnız başına yaşayan ve hasta bir çocuğun zor anlarını, çocuksu aşkını ve mutlu olmaya çalışan genç bir kızın tertemiz sevgisini konu almaktadır. Günlerden bir gün bu hasta çocuk tekrar dizine pansuman yapılması amacıyla hastaneye gider. Dizinde bulunan sargı bezini çıkardıkları zaman acı dolu bakışlarla irkildikten sonra, sağlığının ne kadar kötü durumda olduğunu ve daha kötüye gittiğini hisseder. Bahçeye çıkarak, ağaçlara bakmaya başlar ve ağaçların güzel görünüşü dahi kıskanır. Ardından çocuk evine doğru gitmeye gider ve evine geldiğinde kimseyi göremez. Her zaman olduğu gibi yine alt katta kimseler yoktur. Annesini göremeyince onun rahatsızlandığını aklından geçirdi. Biraz süre geçtikten sonra annesi ellerindeki poşetlerle beraber eve girdi. Çocuğa gittiği doktorun dizine bakıp durumu hakkında neler dediğini sorduğunda, annesinin üzülmemesi adına doktorun ona söylemiş olduklarının tam tersine muayeneye bir daha gitmesi gerektiğini, ameliyat halinin ise şu an için net olarak belli olmadığını ifade etti. Yemeğe gittiklerinde ikisinin de ağzından herhangi bir söz çıkmadı. Çocuk sessizliği bozdu ve bir sonraki gün Erenköy’e gitmesi gerektiğini dile getirdi. Dizini Mithat Bey’e göstermek istediğini şayet onun olmaması halinde de başka bir doktora göstereceğini ifade etti.

Bir sonraki gün bu çocuk kendisinin akrabası olan Paşanın evine kalmak için gitti. Paşa uzak bir yerden akrabası olan bu çocuğu oldukça severdi. Gece vakitlerinde çocuk, Paşa’ya kitap okumak isterdi ve o da onu dinlemeyi severdi. Paşa’nın da bir kızı vardı ve onun adı da Nüzhet’ti. Çocuğun Nüzhet’e karşı bir takım hisleri vardı. Paşa çocuğa dizinin ne durumda olduğu konusunda sorular sorardı. Nüzhet’te çocuğun yanına gelerek ondan kendisine kitap getirmesini istedi. Daha sonra Paşa, çocuğu yanına alarak ona Doktor Ragıp’a görünmesini tavsiye etti. Ardından fırsat bulduğu anda Nüzhet çocuğa dışarı gelmesini söyledi. Yaşanan bu olay Paşa’nın hoşuna gitmediğinden dolayı çocuk onun bu davranışına karşılık vermedi ve dışarı gitmedi. Nüzhet bir fırsat bularak babasının uyuduğunu gördü ve artık ona söylemesi gereken şeylerin olduğunu söyledi. Ardından ikisi de dışarı çıktı ve Nüzhet, çocuğa Doktor Ragıp’ın onunla evlenmek istediğini dile getirdi. Bu konunun giderek büyüdüğünü ve herkesin bu konuyu konuştuğunu söyledi. Bu olayları duyan çocuk, o an ne diyeceğini bilemedi ve ciddi bir davranış gösterdi. Daha sonra Nüzhet ona ”ne ciddi bir adamsın” diyerek takıldı. Çocuk bu olay hakkında bir şey demek istemediğini iletti. Nüzhet ise Ragıp ile evlenmenin kendisi için çok kötü bir durum olacağını ve onu istemediğini  ifade etti. Bu sözleri duyan çocuk, Nüzhet’in ona karşı olan aşk hissini fark etti. Normalde Nüzhet 19 yaşındaydı kendisi ise 15 yaşında bir çocuktu. Çocuk Nüzhet’e rahatsızlığını hiç anlatmazdı. Yaşanan bu olayın ardından gece uyumadan önce hem rahatsızlığını hem de Nüzhet’i düşünmeye başladı.

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Özet

Aynı günün gece saatlerinde Nüzhet çocuğun odasına geldi ve uyumadığını fark edince ona neden uyumadığını sordu. Çocukta ona Doktor Ragıp konusunu düşündüğünü ve moralinin bozuk olduğunu söyleyince kız üzerine dahi alınmadan havadan sudan konular açmaya başladı. Nüzhet çocuğa uyumasını söylerken avucuyla çocuğun başına dokunmaya başladı, o sırada çocuk Nüzhet’i kendisine çekerek öptü. Nüzhet bu durumun ardından koşarak odadan çıktı. Bir sonraki gün çocuk tekrar hastaneye gitmişti. Doktorun ona hastaneyi gezdirdiği sırada taze kadavralara denk geldi ve Hamlet oyununda görmüş olduğu Yorik aklında canlandı. Hastaneye gittiği gün doktor onu muayene etmemişti ancak çocuğun baston kullanarak yürümeye devam edeceğini söyledi. Eve geldiği an Nüzhet, Paşa ve karısı çok sert bir şekilde tartışma içindeydi. Çocuğu gördükleri andan itibaren bir şey olmamış gibi davranmaya başladı herkes. Ancak evin hizmetçisi olan Nurefşan, Doktor Ragıp hakkında konuştuklarını ifade etti. Çocuk bu durumu Nüzhet’e sordu ve Nüzhet bu konunun yalan olduğunu söyledi. Çocuk zaman geçtikçe daha fazla üzülmeye başlamıştı. Gitmiş olduğu doktorlar bacağının kesilmesi durumunun daha uygun olacağını söylüyorlardı. Paşa’ya gidip artık köşkten gitmek istediğini söyledi ve bahanesi de kendi mahallelerinde bulunan pansumancının daha iyi olduğunu söylemesi oldu. Paşa söylediği bu durumu istemsiz olarak kabul etmişti. Birkaç günün ardından çocuğun annesi köşkte kalmaya geldi ve bu durum üzerine çocuk gitme konusunu ertelemeye karar verdi. Akşam yemeğine Ragıp ve annesi gelmişti. Ciddi anlamda Nüzhet’le Ragıp konusu giderek daha olası hale geliyordu. Ragıp, uzun boylu sarı saçlı ve Slav burunlu sahip bir kişiydi. Çocuk onu gördüğünde oldukça sinirleniyordu.

Son olarak gitmiş olduğu doktor ona 3 ya da 4 defa ameliyat yaparak bacağının sıkıntısının giderileceğini söyler. Bunu yapmak amacıyla da bir kaç ay hastanede yatması gerekiyordu. Çocuk dokuzuncu hariciye koğuşu içerisinde kalmaktaydı. Çocuğun psikolojisi tamamıyla bozulmuş ve bayılarak Nüzhet’in ismini sayıklardı hep. Nüzhet’in kim olduğunu soran olduğunda ise bilmediğini söylüyordu. Zaten onu gerçek anlamda hatırlayamazdı. Bu durum onun sinirlerinin son derece gerilmesine sebep oluyordu. Ameliyat günü geldi çattı ve ayağını kestiler. Artık bacağı eskisi gibi olmayacaktı. Bundan sonra ayağının üstüne basamayacak ve hareket etmede zorlanacaktı. Hastaneden taburcu olurken Nüzhet’in evlilik haberini aldı. Bu duruma çok üzülse de artık hayallerle değil de var olan gerçek hayatı yaşaması gerektiğinden dolayı ümitsiz değildir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu